Bugun...



ÇILDIR VE DERNEKÇİLİK

Çıldır Aşağıcanbaz Köyü Dernek Başkanı İbrahim Hündür yazdı

facebook-paylas
Güncelleme: 20-03-2019 11:12:36 Tarih: 20-03-2019 09:47

ÇILDIR VE DERNEKÇİLİK

DERNEKÇİLİK -YAZI 2 

Toplumumuzun derneklere bakış açısını ele aldığım dernek işleri boş işler yazımın devamında, bölgemiz derneklerinin yapılarını, yaptıklarını, yapamadıklarını, yapılamayan dernek faaliyetlerinin yapılması hususunda derneklerimizin ve bu görevi üstlenen yöneticilerimizin öncelik vermesi gereken hususlara değineceğim.

1.YAZIYI OKUMAK İÇİN http://cildir.com/dernek-isleri-bos-isler-mi/1610/

İç Anadolu ve Karadeniz bölgesi 1960’lı yıllarda büyük şehirlere iş bulmak ve iş kurmak için kendi istekleri ile göç etmeye başlarken, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi 1980 den sonra terör ve geçim sıkıntısından dolayı zorunlu gelişen hızlı göç dalgası sonucu büyük şehirlere yoğun göç vermeye başladı.

Kendi isteği ile gelişen, sürükleyici yani bir birini destekleyen göçlerde, büyük şehre önce gelen daha sonra gelene destek olmasından dolayı, toplu göçün aynı anda yaşandığı bölgelere nazaran dernekçilikle daha önce tanışmış oldular..

Kars, Ardahan, Iğdır özellikle Çıldır bölgesinde ki göç nedeni her ne kadar terör olaylarından olmasa dahi yine doğu ile aynı kaderi paylaşarak toplu göçler vermiştir.
Özellikle İstanbul'a yerleşen hemşirelerimiz Avrupa yakasında yoğunlaşarak Esenler de, Aşağıcanbaz Köyünden Lütfü Uzunkale öncülüğünde Çıldır Kültür Derneğini kurmuşlardır.

Çıldır Kültür Derneği ve daha sonra kurulan köy dernekleri iletişimin zor olduğu o dönemde hem gurbetteki hemşirelerimizin kendi aralarındaki iletişim köprüsü olmuş, hemde memleket ile arasında ki bağı olmuştur.

Yaşam tarzının ve ihtiyaçların hızla değiştiği yıllarda bu değişime yeterince ayak uyduramayan derneklerimiz, Uzun yıllar kahvehane kültüründen kurtulamamış , zamanla beklentileri de karşılayamaz olmuş.

Beklentileri karşılayamama da en büyük etkenler, İstanbul’da tutunma mücadelesini tek başına veren yöre insanımız yeteri kadar birlikte hareket etme olgusunu yakalayamamış olması ve dernek işlerini boş işler olarak görmesi, bir kısım hemşiremiz ise emioğlu başkan ayıp olmasın bak senin için üye oluyorum diye olması, derneklerin yönetim kurulları boş beklentileri boşa çıkarmamışlardır.

En aktif olan derneklerimiz dahi, dernek geceleri, piknik organizasyonları ve birkaç faaliyetin ötesine geçemiyor.
Derneklerin başarı hikayeleri üyelerin yazdıkları kadardır.Üyeler dernek yönetimlerine bu vizyonu yüklemez, başarılı olmaları için itmezlerse, tıpkı çamura batmış araba gibi patinaj yapar yapar durur.

Son yıllarda dernek faaliyetlerinde bazı gelişmeler ve aktif faaliyetler olması, Çıldır köylerinin bir kısmının üye olduğu Çıldır Dernekler Federasyonunun kurulması da bölgemizi arzulanan dernekçilik yapısına ulaştıramamıştır.

Gelinen noktada köylerinden bir kısmını 1993 de Arpaçay'a kaptırarak güç kaybeden Çıldır, İstanbul'daki diğer yöre derneklerine nazaran derneklere olan bağlılığın yeteri kadar olmaması, ben olma bilincinden biz olma bilincine geçememesi ne yazık ki Çıldır'a has olan “Can kurban olsun Çıldır'a edep erkan oradadır’ kültürünün gün geçtikçe eriyerek yok olmasına sebep oluyor.

Çıldır dediğimizde en eski Türk yerleşimi diye söze başlayan bizler, Şayet doğruları görmezden gelir, doğrular beni seni onu bunu incitir diye üzerini kapatırsak yara derinleşir derinleşince de hastayı kaybederiz, Çıldır diye başladığımız cümleler, yok olmuş kültür diye biter.

Yapmamız gereken; öncelikle tüm Çıldırlı hemşirelerimiz kendi köy derneğine aktif üye olmalı, bu sorumluluğu üstlenmiş olan dernek yöneticileri de bireysel hissiyatlarını bir kenara bırakıp önce her dernek yönetimi kendi içinde eksiksiz bütünlüğü sağlamak için yeniden yapılanmaya gitmeli, aynı yörenin dernekleri birbirlerinden güç alacağı için bu yapılanma kararlarını ve tüzüklerindeki değişiklikleri hep birlikte yapmalıdırlar.

Çıldır Dernekler federasyonu bu değişim mimarı olmalı.


Nisan ayındaki genel kurul yapılmadan önce eksiksiz tüm Çıldır ve köylerinin dernek yönetimlerini toplayarak fikir, öneri ve görüşleri alınmalı federasyon ve derneklerin tüzüğünü birbirlerine uyumlu hale getirilmeli,, tüm derneklerin federasyona genel kurul öncesi üyeliğini yapılmasını sağlamalıdır.

Köy derneklerinin tüzüklerinde yapılacak başlıca değişiklikler, evli her bireyin üye olmasını sağlamak, olağan genel kurullarını federasyonun genel kurul tarihine göre ayarlamak ,köyün ileri gelenlerinden Yüksek istişare kurulu oluşturarak alınacak kararlarda onların onayını ve teşvikini almak ve onların kanalı ile alınan kararları toplumun kabullenmesini sağlamak.Örneğin: taziyelerde üyelerin maddi desteği ile tüm masrafları derneğin üstlenmesi, öğrencilere burs verilmesi, düğünler vs.

Çıldır federasyonunu da hem tüzüğünde hemde işleyişinde bazı değişikler yapılmalıdır, eğer görünen eksikleri ertelersek kazanmaz kaybederiz. Özellikle yönetim yapısında değişikliğe gidilmeli, Yürütme ve icra kurulundan oluşan yönetim yapısına geçilmelidir.. Yürütme kurulu zaman ve bilgi anlamında yeterli olmalı ve federasyonun tüm işlerini bu ekip yürütmeli. İcra kurulu ile üye olan her dernekten bir kişi olmalı alınacak kararları bu Kişiler tarafından alınmalıdır.Bu kişiler aynı zamanda federasyon ile dernekleri arasında köprü olmalıdır.

Bir toplumu yok etmek istiyorsan önce kültürünü yok edeceksin.Kültürü yok olmuş bir toplumun ne aile yapısı nede toplum yapısı güçlü olamaz. Zamanın içinde hızla akan bir nehirde akıntıya kapılmış gidiyoruz, el ver diye bağıranlara uzatacağımız el aslında bizi akıntıdan kurtaracağının farkında değiliz.

İbrahim Hündür
19/03/2019

1.YAZIYI OKUMAK İÇİN http://cildir.com/dernek-isleri-bos-isler-mi/1610/

 



Kaynak: Çıldır Haber Merkezi

Editör: cildir.com

Bu haber 249 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER ÖZEL HABER Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
HABER ARA

Web sitemize nasıl ulaştınız?


SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YUKARI YUKARI