Bugun...


Zurzunalı

facebook-paylas
KEÇEL MEMMED
Tarih: 09-04-2018 11:08:00 Güncelleme: 20-01-2019 23:44:00


Siyahın gizemini, beyazın saflığını terkisine yükleyen irili ufaklı sis yığınları; kış uykusuna hazırlanan kel dağları, mor tepeleri grinin tonlarıyla sıvayıp tıngır mıngır yola koyulmuş, akşam ezanında köye varmıştı. Sis, sanki kollarını, kanatlarını açıp toprak evleri sarıp sarmalamış, köyün üstüne çarşaf çarşaf serilmişti. Yoğun sis dalgası köyü esir almıştı.

              “Ufffffff, çok sıkıcı!.. Bu akşam evde kalırsam patlarım. Ayrıca arkadaşlarıma korktu dışarıya çıkmadı dedirtmem. Bırakın, sisi pusu, yer yarılsa, göğün göbeği çatlasa bile, dışarıya çıkacağım.”

               Başımı kapıdan dışarıya usulca uzatıyorum. “Hımmm...” hava biraz daha soğumuş. Yakında kar boran gelir, eli kulağında. Ağbirçek anam namaza durmuş; ama kulağı bende… Kapıyı açıp dışarıya çıktığımı fark ediyor:

             “Balama gurban, gociğini giydin mi?”

             “Giydim ana.”

             “Balama gurban, atkını boynuna sardın mı?”

             “Sardım ana.”

             “Balama gurban, yün çoraplarını da giyseydin.”

             “Yaa ana, biraz önce kendi ellerinle giydirdin ya!”

             “Balama gurban, geç kalma ha! İsteyen var, istemeyen var. Dost var, düşman var. Gözü götüren var, gözü götürmeyen var…”



Bu yazı 977 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI